Kariyer koçluğu yalnızca işsizken ya da istifa etmeye karar verdikten sonra başlanan bir süreç değildir. Aksine, en verimli seanslar kişi hâlâ mevcut işindeyken, henüz köprüleri yakmadan yapılan görüşmelerdir. Çünkü o noktada elinizde gerçek veri vardır: hangi görevler enerji verir, hangileri tüketir, hangi ilişkiler sizi büyütür.
Danışanlarımızın çoğu 'ben aslında ne istediğimi bilmiyorum' diyerek gelir. Bu bir eksiklik değil, başlangıç noktasıdır. Koçluk, doğru mesleği ezberletmez; karar alma biçimini netleştirir. Unvan, maaş ve statü konuşulur ama asıl soru şudur: Önümüzdeki iki yılda nasıl bir hayat ritmi istiyorsunuz?
Doğru zamanı kaçırma kaygısı da sık görülür. Oysa kariyerde tek bir 'kaçırılmış tren' yoktur. Gecikmiş hisseden birçok profesyonel, yönünü netleştirdikten sonra daha bilinçli bir geçiş yapar. Acele etmek, netleşmekten daha pahalıya mal olabilir.
Pazartesi sabahlarını sürekli ertelemeye başlamak
Terfi almanıza rağmen içsel bir boşluk hissetmek
Yeteneklerinizin başka bir alanda daha işe yarayacağını düşünmek ama somut adım atamamak
Aile, çevre ya da unvan beklentisiyle kendi kararınızı ertelemek
CV'yi güncelleyip durmak ama başvuruya bir türlü geçememek
Kariyer koçluğu, bir sonraki iş ilanını seçmek değildir. Sizi taşıyacak bir yön, bir dil ve bir eylem planı kurmaktır. Şüphe belirdiğinde konuşmaya başlamak, çoğu zaman en doğru zamandır.

